Uncategorized

36. SAYI

Merhabalar.

Biz geldik.

Sonbahar, yazdan aldığı emaneti kışa teslim etme hazırlığında iken  yürekler üşümesin, karla buzla kaplanmasın diye geldik. Biz geldik…

Zaman var mıydı , yoksa yaşanan an/lardan ibaret miydi, an dediğin asıl var olanın süreli, kısıtlı  yansıması mıydı?

Atomun en küçük moleküllerinin içinin dahi boş olduğu tespit edilmiş iken mekân neydi?

Hayatın musikisi bazen tatlı bir melodi gibi tebessümlere eşlik ederken bazen neden acılı bir arabesk şarkı hayatın fon müziği olur, bozuk bir plak gibi kendini tekrar eder dururdu?

Hayat fizik ve felsefeden ibaret değildi kuşkusuz. Peki, bu konu hakkında şairler, yazarlar ne diyordu?

Onuncu yıl, otuz altıncı sayımızda “edebiyatta zaman, mekân ve musiki” teması ile karşınızdayız.

Birbirinden değerli kalemlerin ışığında, bütün zamanlarda ve mekânlarda hayatın tınısını yakalamak için sizinle güzel bir yolculuğa çıkmaya hazırız…

Buyurunuz.

DERGİMİZİ PDF OLARAK OKUMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ DERGİ KAPAK RESMİNİ TIKLAYINIZ.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu